Duygudurum Bozuklukları

TANIMI

Duygudurum Bozuklukları Nedir?

Her duygunun bir başlangıç, bir tepe noktası ve de bir bitiş noktası vardır. Bu eğri hem pozitif hem de negatif duygular için geçerlidir. Örneğin mutluluk duyduğunuzda başlangıç noktası olarak içinizi bir sevinç kaplar; tepe noktasında gülümser, kahkahalar atar etrafınızdaki kişiler ile pozitif iletişime geçersiniz ve bir zaman sonra mutlu olma hissiniz inişe geçer ve sevinciniz yavaş yavaş kendini nötr duygudurumuna bırakır. Aynı çan eğrisi, negatif duygularda da kendini gösterir. Bu iniş çıkışlar herkesin yaşadığı olağan değişimlerdir.

Duygudurum bozukluğu, duygularınızı en aşırı noktalarda yüksek veya alçak ya da her iki uç noktayı birbiri ardına yaşadığınız zaman kendini gösterir. Mutluluk duygusunu uzun süreli olarak tepe noktalarda yaşadığınızda ‘manik’ hissettiğiniz gibi mutsuzluk duygusunu uzun süreli olarak en düşük noktalarda yaşadığınızda ‘depresyon’ hissedersiniz. Duygudurumunuzu dengelediğiniz sürece, negatif ve pozitif duygularınızı aşırı uçlarda yaşamak yerine, olağan iniş çıkışlar içerisinde deneyimlersiniz.

Peki duygudurum bozukluğu yani pozitif veya negatif duygularınızı aşırı uçlarda yaşamayı nasıl engelleyebilirsiniz? Duygudurumunda dengesizlik fiziksel ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı durumlarda da ortaya çıkar. Uyku düzensizliği bunlardan biridir. Az uyuma durumunda kendinizi daha gergin hisseder, yolunda gitmeyen olaylar karşısında öfke patlamaları yaşayabilirsiniz. Çok fazla uyku hali sizi mutsuzluğa hatta depresyona sürükleyebilir. Yetersiz beslenme de duygudurumunuzu negatif yönde etkiler. Düzenli olarak öğün atlayan bir kişi hayatında oluşan aksiliklere karşı direncini kaybetmiş hisseder ve aşırı üzgün veya aşırı kızgın bir ruh hali içerisinde bulunduğu duruma çözüm arama yoluna gider. Alkol kullanımı da kişinin günlük hayatında yaşadığı olaylar karşısında verdiği tepkilerde duygu dalgalanmalarına yol açar. Bu nedenle temel fiziksel ihtiyaçlarınızı optimal düzeyde yerine getirdiğiniz zaman duygudurum dalgalanmalarını en aza indirgemiş olursunuz.

Eğer bu duygudurum bozukluğu beyninizdeki nörotransmitterlerin kimyasal dengesizliğinden kaynaklanıyorsa veya bir başka deyişle fizyolojik faktörlerden dolayı gelişen bir olgu ise, farmakolojik destek şart demektir. Örneğin aşırı uçlarda yaşanan mutluluk veya “öfori” hali duygudurumu dengeleyici ilaçlarla kontrol altına alındığı gibi aşırı derecede mutsuz hissetme durumunda antidepresan desteği öngörülür.

Psikolojik nedenlere baktığımızda, duygudurum bozukluğu kronik stres, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, depresyon veya ailevi ve/veya çevresel sorunların bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda kişinin psikolojik ve gerektiğinde psikiyatrik destek alması önemlidir. Kişi, bireysel psikolojik destek alacağı gibi aile veya çift terapisi yardımı ile yaşadığı stresleri en aza indirgeyerek duygudurum dalgalanmalarını kontrol altına alabilir.

Duygudurumunuzdaki dalgalanmalara son vermek ve hayatınızın kontrolünü elinize almak sizin elinizde. Bugünden itibaren ilk adımları atmaya başlayabilir, hayatınızda yapacağınız etkin değişiklerle yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz. Unutmayın ki yalnız değilsiniz! Yardım almaktan çekinmeyin!

ÇEŞİTLERİ

Kliniğimizde Hangi Duygudurum Bozuklukları Tedavi Edilir?

 Majör Depresyon Bozukluğu

Bir ya da birden fazla Majör Depresif epizodla belirlidir. Majör Depresif epizodun başlıca özelliği ya depresif duygudurumun ya da nerdeyse bütün etkinliklere karşı bir ilgi kaybının en az 2 hafta süren bir dönemi olmasıdır.

Majör Depresyon Bozukluğu belirtileri:

  • Aşağıdaki belirtilerden en az biri
    • Çökkün duygudurum
    • İlgisini yitirme ya da zevk almama
  • Kilo verme ya da alma (ağırlığının %5’inden daha çok olan bir değişiklik)
  • Uykusuzluk ya da aşırı uyuma
  • Psikodevinsel kışkırma (ajitasyon: bir amaca yönelik olmayan anlamsız etkinlik) ya da yavaşlama
  • Bitkinlik ya da enerji düşüklüğü
  • Değersizlik ya da aşırı ya da uygunsuz suçluluk duyguları
  • Odaklanamama ya da karar vermekte güçlük çekme
  • Yineleyen ölüm ya da intihar düşünceleri, tasarıları ya da girişimlerinin olduğu bir semptom listesinden en azından dört semptomu daha yaşamalıdır.

Süregiden Depresyon Bozukluğu (Distimi)

Süregiden Depresyon Bozukluğu, en az 2 yıl süreyle, hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren, kronik depresif bir duygudurum bozukluğu ile belirlidir. Süregiden Depresyon Bozukluğu olan kişiler duygudurumlarını kederli ya da hüzünlü olarak tanımlar.

Süregiden Depresyon Bozukluğu belirtileri:

  • Yeme istediğinde azalma ya da aşırı yemek yeme
  • Uykusuzluk ya da aşırı uyuma
  • Bitkinlik ya da enerji düşüklüğü
  • Benlik saygısında azalma
  • Odaklanamama ya da karar vermekte güçlük çekme
  • Umutsuzluk duyguları

Kişi, ilgi düzeyinde belirgin bir azalma olduğunu ve aşırı özeleştiri yaptığını, kendini çoğu zaman çekici bulmadığını ya da yetersiz bulduğunu söyleyebilir. Bu semptomlar kişinin gündelik yaşantısının (örneğin “Ben her zaman böyleydim.” “Zaten ben buyum”) öylesine bir parçası durumuna gelmiştir ki psikolog/psikiyatrist tarafından doğrudan sorgulanmadıkça çoğu zaman bir yakınma olarak getirilmez.

Bipolar I Bozukluğu

Bir ya da birden fazla Manik epizod ile belirlidir. Genellikle Majör Depresif epizodlar eşlik eder.

Manik epizod, en az 1 hafta süren, olağandışı ve sürekli, kabarmış, taşkın ya da çabuk kızan, olağandışı ve sürekli bir duygudurumun olduğu ayrı bir dönem olarak tanımlanır.

Manik epizod belirtileri:

  1. Kabarmış, taşkın ya da çabuk kızan, olağandışı ve sürekli bir duygudurumun ve amaca yönelik etkinlikte ve içsel güçte, olağandışı ve sürekli bir artışın olduğu ayrı bir dönemin, en az bir hafta süreyle (ya da hastaneye yatırılması gerektirmişse herhangi bir süre), neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde bulunması.
  2. Duygudurum bozukluğunun olduğu içsel güçte ya da etkinlikte artma olduğu dönem boyunca, aşağıdaki belirtilerden üçü (ya da daha çoğu) (çabuk kızan bir duygudurum varsa dördü) belirgin derecede vardır ve bunlar olağan davranışlardan önemli ölçüde değişiktir:
    1. Benlik saygısında abartılı bir artış ya da büyüklük düşünceleri.
    2. Uyku gereksiniminde azalma (örn. yalnızca üç saatlik bir uykuyla kendini dinlenmiş olarak duyumsar).
    3. Her zamankinden daha konuşkan olma ya da konuşmaya tutma.
    4. Düşünce uçuşması ya da düşüncelerinin sanki birbiriyle yarışıyor gibi birbiri ardı sıra geldiğine ilişkin öznel yaşantı.
    5. Dikkat dağınıklığı olduğu bildirilir ya da öyle olduğu gözlenir.
    6. Amaca yönelik etkinlikte artma ya da psikodevinsel kışkırma (ajitasyon- bir amaca yönelik olmayan anlamsız etkinlik).
    7. Kötü sonuçlar doğurabilecek etkinliklere aşırı katılma (örn. aşırı para harcama, düşüncesizce cinsel girişimlerde bulunma ya da gereksiz iş yatırımları yapma).

Bipolar II Bozukluğu

Bir ya da birden fazla Majör Depresif epizodun yanı sıra en az bir Hipomanik epizodun olması ile belirlidir. Bu tanıyı alabilmesi için kişi, hiçbir zaman bir mani dönemi geçirmemiş olmalıdır.

Bir Hipomanik epizod, en az 4 gün süren, olağandışı ve sürekli, kabarmış, taşkın ya da çabuk kızan, olağandışı ve sürekli bir duygudurumun olduğu ayrı bir dönem olarak tanımlanır. Manik epizodun tersine, Hipomanik epizod, toplumsal ya da mesleki işlevsellikte belirgin bir bozulmaya neden olacak ya da hastaneye yatırılmayı gerektirecek derecede ağır değildir ve psikotik özellikler göstermez. Bazı kişilerde işlevsellikte değişme, verimlilikte, başarı oranında ve yaratıcılıkta artma biçiminde olabilir.

Siklotimi Bozukluğu

En az iki yıl süreyle (çocuklarda ve ergenlerde en az bir yıl süreyle), hipomani dönemi için tanı ölçütlerini karşılamayan ama hipomani belirtilerinin olduğu ve majör depresyon dönemi için tanı ölçütlerini karşılamayan ama depresyon belirtilerinin olduğu bir duygudurum bozukluğu ile belirlidir. Semptomların görülmediği iki aydan fazla bir dönem olmamıştır. Majör depresyon, mani ya da hipomani dönemi için tanı ölçütleri hiçbir zaman karşılanmamıştır.

TEDAVİ MODELİ

Duygudurum Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Duygudurum bozukluklarını tedavi eden en etkin terapi yöntemlerinden birinin Diyalektik Davranış Terapi (DBT) olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. DBT, duygudurum bozukluğu olan danışanın “bugüne” ya da bir başka deyişle “şimdiki zamana” odaklanmasını sağlar; kişinin geçmişte yaptığı hatalara takılıp kalmasını engellemeyi veya gelecek kaygısını en aza indirgemeyi amaçlar. Duygudurum dalgalanmalarını azaltmak için danışana sağlıklı yaşam biçimi davranışları kazandırılır. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında sağlıklı beslenme, uyku düzenini sağlama ve düzenli spor yapma alışkanlığını kazandırmayı hedefler. Bununla beraber stresle etkin başa çıkma yetilerini kişiye kazandırdığı gibi kişinin kendisine zaman ayırma ve sevdikleri ile kaliteli zaman geçirme farkındalığını yaratır.

Bize ulaşın

Randevu talepleriniz ve sorularınız için 7/24 bizimle iletişime geçebilirsiniz.