Yeme Bozuklukları Nedir?

Yeme bozukluğu, yemeği “yakıt” olarak görmek yerine duygusal dalgalanmalarınızı dengeleyen bir “araç” olarak kullandığınızda ortaya çıkar. Fiziksel açlık hissettiğinizde ihtiyacınız olan besin öğelerini yeterli miktarda tükettiğiniz zaman, yemeği “yakıt” olarak kullanmış olursunuz. Buna karşılık, duygularınızı bastırmak için, öğün atlayarak aç kalma veya aç olmadan yemeğe yönelme alışkanlıklarınız var ise, yemeği bir “araç” olarak kullanıyorsunuz demektir. Bu durumda, yeme bozukluğu adı verilen psikolojik rahatsızlığın eşiğinde olabilirsiniz.

Yemeği bir “araç” kullandığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Üzüldüğünüzde iştahınız kesilir ya da pasta veya böreğe yönelirsiniz. Yalnız hissettiğinizde boğazınızdan lokma geçmez ya da hemen bir hamburgerciye veya kebapçıya koşarsınız. Bu örneklerde görüldüğü gibi yiyecek, “yakıt” olmaktan çıkmış, duygu dalgalanmalarınızı dengelediğiniz bir “araç” haline gelmiştir.

Bir danışanım, öfkelendiği zaman, kendini rahatlatmak için hırsını yemekten çıkardığını şöyle dile getirmişti: “Bir şeylere kızdığımda cips ya da kıraker gibi ağzımda ´katur kutur` edecek yemeklere yöneliyorum hemen. Onları çiğnerken sanki bütün sinirimi yemekten çıkarıyorum gibi geliyor.” Başka bir danışanım da üzgün olduğu zaman belli türdeki besinlere yöneldiğini şöyle anlatmıştı: “Üzüldüğümde, hemen dondurma veya puding yemek istiyorum. Damağımda bıraktığı yumuşak dokunuş beni rahatlatıyor; teselli ediyor sanki.”

Yeme bozuklukları, ölüme kadar gidebilen ve fiziksel hastalıkları doğuran ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu nedenle, benim gibi, özellikle yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir psikologdan yardım almanız gerekmektedir.

Bu yazımı okuduktan sonra yemeyi “yakıt” yerine “araç” olarak kullandığınızı düşünüyorsanız, yardım almaktan çekinmeyin! Çünkü yalnız değilsiniz. Danışanlarım, terapi koltuğuna oturdukları o ilk gün bile omuzlarından nasıl büyük bir yükün kalktığını söylemişlerdir. Hayatınızın kontrolünü yemeğe bırakmak yerine kendi elinize alma zamanı gelmedi mi?

Kliniğimizde Hangi Yeme Bozuklukları Tedavi Edilir?

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya Nervozanın başlıca özelliği, bireyin olağan sayılan en az vücut ağırlığına sahip olmayı reddetmesi, kilo almaktan aşırı korkması ve vücut biçimini ya da boyutunu algılamada belirgin bozukluk sergilemesidir. Kadınlarda menarş sonrası amenore, yani, en az üç ardışık adet döngüsünün olmaması da belirtiler arasındadır.

Bulimia Nervoza

Bulimia Nervozanın başlıca özellikleri, tıkınırcasına yeme ve kilo almaktan sakınmak için uygunsuz dengeleyici yöntemlerdir. Tıkınma, benzer koşullarda çoğu insanın yiyebileceğinden daha fazla miktarda yiyeceği belirli bir zaman diliminde (çoğu kez iki saatten az) yeme olarak tanımlanır. Tıkınırcasına yeme epizoduna aynı zamanda kontrolün kalktığı duygusu eşlik eder. Tıkınırcasına yemenin hemen ardından, birey, kilo almaktan sakınmak için uygunsuz dengeleyici davranışlarda bulunur. En yaygın dengeleyici yöntem, tıkınırcasına yeme epizodu sonrasında bireyin yol açtığı kusmadır. Diğer uygunsuz dengeleyici davranışlar arasında yanlış yere laksatif, diüretik ya da lavma kullanma, bir gün ya da daha fazla süre boyunca aç kalma ya da aşırı egzersiz yapma bulunur.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğunun başlıca özellikleri, bireyin belirli bir zaman diliminde (çoğu kez iki saatten az) ve benzer koşullarda birçok insanın yiyebileceğinden daha fazla miktarda yiyeceği yemesi ve bu sırada yeme üzerinde kontrolünün olmadığı duyumunu yaşamasıdır. Tıkınırcasına yeme çoğu kez gizli biçimde olur ve hızlı bir biçimde yeme ile belirlidir. Tıkınırcasına yeme sıklıkla kişi rahatsız biçimde, hatta ağrılı bir biçimde doyuncaya kadar sürer.

Yeme Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Yeme bozukluğunun psikolojik tedavisinde en etkin yöntem Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bilimsel bulgularla kanıtlanmış olan bu terapi çeşidinde amaç, danışana, stresle veya olumsuz duygularla baş etmek için yemeğe yönelme davranışı yerine sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını kazandırmaktır. Terapide hedeflenen, danışana, duygu dalgalanmaları yaşadığı durumlarda bile yemeği “yakıt” olarak kullandığı bir yaşam stili sağlamaktır.

Yeme Bozuklukları konusunda uzman olan bir psikoterapist, hiçbir zaman bir diyetisyenin rolünü üstlenmez, üstlenmemelidir. Yeme bozuklukları tedavisinde disiplinler arası yaklaşım dediğimiz bir takım çalışması çok önemlidir. Bu takımın içerisinde, yeme bozukluklarında uzmanlaşmış ve bu konuya özel psikoterapi uygulayacak bir psikolog; doğru beslenmeyi öğretecek bir diyetisyen; metabolik hastalıkları ve hormon dengesizliklerini takip edecek bir endokrinolog ve de gerektiğinde depresyon gibi ruhsal hastalıkların ilaç tedavisini uygulayacak bir psikiyatrist olması gerekmektedir.